DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Çok Bulutlu

Oksitosin Aşkına

12.03.2021
A+
A-

Oksitosin hormonuna pek çoğunuz aşinasınızdır. Kendisi, “aşk hormonu” adı altında meşhur oldu. Bu ünü de haksız sayılmaz doğrusu. Yapılan araştırmalar, cinsel ilişki sonrasında salgılanan oksitosinin, erkeklerin bulunduğu alanı terk etmeyip, yanında uzandıkları dişiye bağlılık sergilemelerini sağladığını gösteriyor. Geçmiş zamanları düşünecek olursak, bir kadın gebe kalıp doğum yaptığında kaçınılmaz olarak yiyecek temini ve güvenliği sağlama gibi bir takım hayati fonksiyonları icra edemiyordu.

Bu koşullarda, erkeğin, yeni doğan bebeğin ve annesinin yiyecek ve barınma ihtiyaçlarını karşılaması neslin devamlılığı açısından tek çözümdü. Bu çözümün de hormonlar aracılığıyla garanti altına alınması evrimsel biyoloji açısından gayet makul gözüküyor. Aksi takdirde, kim kime dum duma bir dünyada Homo Sapiens’ten bahsetmek mümkün olmazdı.

Öte yandan yeni doğum yapmış annede de oksitosin hormonu salımının arttığını görüyoruz. İnsan yavrusu, en aciz ve en uzun süre bakıma muhtaç olarak doğan memeli türü. O yüzden temel bakım verenin (istisnalar haricinde bu kişi annedir) fonksiyonları, bebeğin hayatta kalabilmesi için kritik öneme sahip. Anne sütü bir tarafa, sevgi bir çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimindeki tartışmasız en önemli gıda.  İşte annenin vücudunda salgılanan oksitosin de, anne için oldukça yorucu ve yıpratıcı olan bu bakım sürecinin, şefkatle yürütülmesini ve bebeğin ihtiyacı olanın, ona verilmesini sağlıyor. Üstelik sistem o kadar muazzam ki, tüm o görünmez parametreleri mükemmel bir şekilde birbirine bağlıyor.

Anne emzirdikçe, oksitosin salınımı artıyor. Doğum sonrası eski formuna dönmeye çalışan rahim, bu sayede kasılmalarını artırarak daha hızlı toparlanıyor. Emziren anneler, çocuklarına süt verdikleri esnasında karın bölgelerinde yaşadıkları minik krampları (rahim kasılmaları) hatırlayacaklardır. Adam Smith’in ekonomi bilimi için geliştirdiği “invisible hand” (görünmez el) teorisinin pratikte işlemediğini deneyimledik. Fakat sonsuz aklın görünmez elini, sanatının her türlüsünde aşikâr ettiğine tanık olmak muhteşem.

Bugün oksitosinin bir başka marifetini daha öğrendim. Asıl heyecanım bundan. Pozitif Psikoloji alanında çalışırken sağlıklı, sevgi dolu ilişkilerin insan ömrünü uzattığı, kişiyi hastalıklardan koruduğu, yaşam kalitesini artırdığı, well-being dediğimiz iyi oluş halini yükselttiğine dair sayısız araştırma okudum. Rahatlıkla diyebilirim ki, bu apaçık bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Özet olarak, ‘İyi ilişkiler, insana iyi gelir!’ şeklinde sloganlaştırabilirim. Peki, oksitosin ne alâka diyeceksiniz? Şöyle ki sevgili okurlar, mutlu olduğumuz, uzun süreli ilişkiler oksitosin salınımını destekliyor. Böyle tatlı, tatlı uzun süreli salınan oksitosin de tüm hastalıkların ana sebebi olan enflamasyon oluşumunu yani iltihaplanmayı önlüyor.

Evet, oksitosinin bir fonksiyonu da enflamasyonu önlüyor olması. Hani şimdi gluten enflamasyon yapıyor, fazla karbonhidrat tüketimi insülin direncini artırıyor, enflamasyona yol açıyor diye okuyoruz ya. O zaman bildiklerimize bir yenisini daha ekleyelim. Toksik ilişkiler de enflamasyon yapar. Kronik stresin hastalık yapmasının sebebi budur. Kronikleşen bir şeye, dozajı az olsa bile, uzun süreli maruz kalıyorsunuz demektir. Bir geceden sabaha hasta olmadığımız için neyi ne ile ilişkilendireceğimizi bilemiyor olabiliriz. Ama emin olun ki sağlıksız ilişkiler, fiziksel sağlığınızı da bozar. Tersten okursanız şunu söyleyebilirsiniz; mutlu, doyumlu ilişkileriniz varsa, sağlıklı ve mutlu bireyler olursunuz. İzin verelim de, içimizde oksitosin ırmakları çağlasın.

Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.