DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Covid-19 Salgın Krizinde Küçük İşletmeler

Dr. Duygu HIDIROĞLU
Öğretim Üyesi
24.07.2020
A+
A-

Türkiye ekonomisinin %99’u küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Yani küçük işletmeler ekonominin bel kemiğidir. Covid-19 salgını birçok küçük işletmeyi hayatta kalmaları için bir takım finansal desteklere mecbur bırakmıştır. Politika yapıcılar salgın döneminde küçük işletmelere finansal destek sağlayacak kısa vadeli stratejiler geliştirip hızla eylem planları oluşturmuşlardır.

Dünya genelinde ise bir süredir devam edegelen ve hala tam olarak atlatamadığımız salgın krizinden olumsuz etkilenmeyen neredeyse hiçbir işletme yok. Fakat işletmelerin bu krizden etkilenme dereceleri farklı farklı ve etkilenmelerindeki bu farklılık nispeten işletmelerin büyüklüklerine bağlı. Örneğin, birçok küçük işletme çoğu büyük işletme henüz hayatta kalmaya çabalarken kepenklerini çoktan kapatmıştı. Yani salgın döneminde hayatta kalamayan küçük işletmelerin sayısı büyük işletmelerden bir hayli fazla.

Küçük işletmeler arasında en düşük süreli nakit rezervine sahip işletmeler ortalama 16 günlük nakit rezerviyle restoranlardır. Restoranları sırasıyla 18 günle tamirhaneler, 19 günle perakendeciler, 20 günle inşaat hizmeti veren küçük işletmeler, 21 günle kişisel bakım hizmetleri sunan işletmeler, 23 günle toptancılar takip etmektedir. Toptancıları ise 28 günle metal ve makine parçası üreten yan sanayi işletmeleri, 30 günle sağlık hizmetleri işletmeleri, 32 günle yüksek teknolojili ürün üreten işletmeler, 33 günle ileri teknoloji hizmetleri sunan işletmeler izlemektedir. Son olarak ortalama 47 günle emlak işletmeleri küçük işletmeler arasında en çok nakit rezervine sahip işletmelerdir (JPMorgan Chase Enstitüsü,2019).

Dünyanın önde gelen önemli finansal araştırmalar yapan ve gerçekçi tahminler sunan enstitülerinden Amerikan Enstitüsü, Amerika’daki küçük işletmelerin ortalama olarak sadece 27 günlük nakit rezervi olduğunu savunmaktayken, aynı alanda önemli araştırmalar yapan bir İngiliz Enstitüsü ise Avrupa’daki küçük işletmelerin nakit rezervinin sadece 20 günlük olduğunu savunmaktaydı. Nakit rezervleri ile ilgili savundukları bu tahminler doğru çıktı.

Sağlık bilim kurullarının öngörüleri salgınının en az sekiz hafta boyunca devam edeceği yönündeydi ve bu öngörülerden fazlası oldu. Küçük işletmelerin yaklaşık ortalama bir ay kendilerini ayakta tutmaya yetebilecek nakit rezervleri suyunu çekti ve sonuç onlar için hiç de iç açıcı olmadı. Türkiye’deki küçük işletmeler düşünüldüğünde ise durum bundan farksız değildi.

Salgın öncesinde müşterileri ile genellikle internet üzerinden iletişim kuramayan, satışını online gerçekleştiremeyen, öz sermayesi olmadan faaliyetlerinin büyük çoğunluğunu kredi ile idame ettiren küçük işletmeler; Covid-19 virüsünün yayılmaya başladığı ilk dönemde kapandılar.

Tüketicilerin evde kalma zorunluluğundan dolayı işletmelere erişimlerinin kopması yüzünden teknolojik altyapısı zayıf olan bu küçük işletmeler satış yapamadıkları ve çalışan maaşları ve kredi borçları gibi maliyetleri karşılayamadıkları için finansal durumlarını toparlayamayıp kapanmak zorunda kaldılar.

Türkiye’de ve bazı ülkelerde bu dönemde küçük işletmelere temin edilen az miktarda olsa günlük nakit akışı ise işletmelerin bir kısmını canlı tutmaya yetti. Bir nevi bu mikro krediler onlara can suyu görevi gördü ve kriz esnasında ayakta kalmalarına yardımcı oldu.

Finansal olarak en savunmasız küçük işletmeler ise bu kredilerden faydalansa da tutunmayı başaramadılar. Çünkü çalışanlarına ödeme yapmak zorundaydılar ve korunmak için faizsiz kredilerin yanında diğer nakit desteklere de ihtiyaç duymaktaydılar. Eğer birkaç ay hayatta kalabilseler; tüketicilerin tüketim alışkanlıklarının hızla değiştiği yeni koşullara kendilerini hazırlayabilirlerdi ve belki de faaliyetlerini devam ettirmek için bir şansları olurdu.

 

Peki, salgın dönemi ile ilgili küçük işletme sahiplerinin yorumu ne?

Bir de küçük işletme sahiplerinin katıldığı Küçük İşletmeler Birliği 2020 Salgın Dönemi Anket uygulamasının sonuçlarına göz atalım:

  • Küçük işletme sahiplerinin %60’dan fazlası ise salgından sonra müşteri talebinin hızla azaldığını ve tedarik zinciri kesintileri yaşadıklarını ifade ediyor.
  • Küçük işletme sahiplerinin yaklaşık %80’i Covid-19’un bundan sonraki dönemde ekonomik etkileri konusunda çok endişeliler.
  • Yaklaşık %90 küçük işletme sahibi ise 2020’nin son 6 aylık döneminde ekonomik krizin etkilerinin devam etmesini bekliyor.

 

Özetle, krizin tam anlamıyla çözülmediği bu dönemde küçük işletme sahiplerinin atacağı bireysel adımlar kadar devletlerin oluşturacağı eylem planlarının da hızla hayata geçirilmesi kritik önem taşımakta. Küçük işletmeler, bütün ülkelerin temel taşı ve içinde bulunduğumuz bu kritik zamanlarda küçük işletmeleri kaybedersek, ekonomiyi yeniden güçlendirmek ve ticari faaliyetlere ivme kazandırmak oldukça güç olacak.  Kaybedilen küçük işletmelerin yerine ise yenisini getirmek uzun zaman alacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.